18 Nisan 2011 Pazartesi

Abdülkerim Cili

Bağdat’ta yetişen alimlerden ve evliyanın büyüklerinden. İsmi, Abdülkerim bin İbrahim bin
Abdülkerim’dir. Takıyyüddin ve Kutbuddin lakablarıyla bilinir. Büyük evliya Abdülkadir-i Geylani
hazretlerinin torununun oğludur. Bağdad yakınlarındaki Cil kasabasından olduğu için Cili nisbesiyle
meşhur oldu. 1365 (H.767) senesinde Cil’de doğdu. 1428 (H.832) senesinde vefat etti.
Hayatı hakkında kaynaklarda yeterli malumat bulunmayan Abdülkerim Cili, eserlerinde Şerefüddin
İsmail bin İbrahim el-Ceberti’den “hocam” diye bahs etmektedir. Bu bilgilerinden anlaşıldığına göre
Zebid bölgesinde kalmış Ceberti’den ilim öğrenmiş ve feyz almıştır. Hanbeli mezhebine ve Kadiriyye
tarikatine mensuptur. İlmi yönden oldukça verimli bir hayat süren Abdülkerim Cili eserlerinin büyük bir
kısmında Muhyiddin ibni Arabi hazretlerinin tasavvufi eserlerini şerh etmiş, açıklamıştır. Tasavvufi
meselelerde tamamen onun yolundan gitmiştir. El-İnsan-ül-Kamil adlı tasavvufi eserinde ruhu, kalbi,
aklı ve nefsi ile mükemmelleşip maddi- manevi her şeyin yanı sıra ilahi vasıfları ve kudretleri kusursuz
bir ayna gibi yansıtan insan-ı kamil konusunu izah ederken Muhyiddin ibni Arabi’den istifade etmiştir.
Cili’ye göre insan-ı kamilin en mükemmel nümunesi hazret-i Muhammed aleyhisselamdır. Ondan
sonra gavs ve kutub denilen veliler gelir.
Abdülkerim Cili yüksek dedelerinin yoluna sımsıkı bağlı olan, olgun ve kamil bir veli idi. Allahü tealanın
ve Allah dostlarının aşığı idi. Bu aşkla çok güzel şiirler söylemiştir. 1428 (H.832) senesinde Bağdat’ta
vefat etmiştir.
Eserleri:
1) El-İnsan-ül-Kamil fi Ma’rifet-il-Evahir vel-Evail: Tasavvufa dair bir eserdir. 2) El-Kehfü
ver-Rakim fi Şerh-i Bismillahirrahmanirrahim, 3) Menazır-ül-İlahiyye, 4) Sefer-ül-Garib, 5)
Hakikat-ül-Yakin, 6) Meratib- ül-Vücud, 7) Şerhu Müşkilat-il-Fütuhat-il-Mekkiyye, 8) Kemalat-ülİlahiyye
fi Sıfat-il-Muhammediyye, 9) Namus-ül-Azam vel-Kamus-ül-Akdem, 10) Kabe Kavseyn
ve Mültekan’namüseyn, 11) Ed-Dürret-ül Ayniyye, 12) El- İsfar, 13) Kenz-ülMektum, 14)
Hakikat-ül-Hakayık, 15) Nevadir-ül-Ayniyye fil-Bevadir-il-Gaybiyye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder